Mahmut Özer: Vaka olan sınıfları 14 gün kapatıyoruz

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer CNN Türk’te Hande Fırat’ın sunduğu Gece Görüşü programının konuğu oldu. Yüz yüze eğitim, kapatılan sınıf sayıları, okullardaki vaka oranları gibi birçok konuda açıklamalarda bulunan Özer, Hande Fırat’ın sorularını yanıtladı. Vaka görülen sınıfların kapatıldığı ve 14 gün sonra yeniden eğitime kaldığı yerden devam edildiğini söyleyen Özer, “Bu sistem çalışırken mutlaka problemler olacak. O süreçte sınıflar ara verdi ve daha sonra sisteme dahil oldu. Bir okuldaki aşılı çalışanları, PCR yaptırması gerekenleri kapatılan sınıf ve okul sayısını elektronik sistemle izliyoruz. Sadece devlet okulları değil, tamamını kapsayacak şekilde süreci yönetiyoruz. 5 bin 900 kapatılan sınıf tekrar açıldı. Vaka olan her sınıfa 14 gün ara verdirip geri açıyoruz. Mahmut Özer: Vaka olan sınıfları 14 gün kapatıyoruz
Bizim geliştirdiğimiz sistemde okulları kapatmayı değil, sınıfları kapatmayı gerektiriyor. ABD’de yayınlanan veriler bize şunları gösteriyor, kaygı yaratan delta varyantı beklenene göre çok daha az gerçekleşti. ABD’de şuan okulların %2’si kapalı. Aslında çok daha yüksek oran bekleniyordu fakat düşük oran gerçekleşti. Şuan ülkemizde en güvenli yer okullarımız. Bu kadar denetimin olduğu başka bir yer yok.” ifadelerini kullandı. Mahmut Özer: Vaka olan sınıfları 14 gün kapatıyoruz #1
Bakan Özer’in açıklamaları şu şekilde: Bildiğiniz gibi 6 Eylül’de eğitim öğretim başlamış olmakla beraber aslında 1 Eylül itibarıyla başladı. Tüm kademe ve sınıflarda yüz yüze eğitim başladı. 6 Ağustos’tan itibaren tüm hazırlıklarımızı yaptık. Aynı zamanda Sağlık Bakanlığı ile birlikte herhangi bir vaka olması durumunda nelere uyulması gerekiyor, prosedürleri belirledik. Süreci başladık. 6 Eylül’den şu ana kadar kapanan sınıf oranları, günlük olarak, kapanan ve açılan sınıfların toplam sınıf sayısına oranı yüzde 1’in altında görünüyor. 25 Eylül tarihinden sonra yüzde oranının negatife düşme oranı artıyor, yani kapanan okullar gittikçe açılmaya başlıyor. Amerika’daki okulların yüzde 2’si kapalı. Türkiye’de kapanan sınıf oranları bile oldukça düşük. Vakalar artar, okullar kapanabilir, toplumun buna alışması lazım. Önemli olan açık okulların varlığını sürdürmesi. Öğrencilerin çoğu okulda kalabilmek için zorunluluk olmasına rağmen sorumluluk duyarak aşı olmuşlar. Şu andaki oranlarımız alarm verebilecek bir düzeye hiç ulaşmadı. Onun için tekrar söylüyorum: Okulları kapatmayacağız. 40 dakikayı azaltmamız için bazı koşulların değişmesi lazım. Vaka bazlı, okul bazlı yaklaşıyoruz olaya. 850 bin dersliğimiz var, çok az kısmında kalabalık sınıflar var. Bu sınıfların olduğu yerlerde “süreyi kısaltabilirsiniz, günlere ayırabilirsiniz” diye yetki veriyoruz. Bu süreç çok verimli işliyor. Ama tüm okullarımızda ders saat süresini azaltıyoruz diye bir beklenti olmasın. Süreç bizim beklediğimizin çok daha ötesinde pozitif şekilde gidiyor. Problem olan sınıf yüz yüze eğitime zaten ara veriyor ama yüzde 99’un ötesindeki bir oran okula devam ediyor. Okulların açılmasıyla vaka sayılarının toplumda arttığı iddiasının bilimsel hiçbir dayanağı yok, Avrupa ve Amerika’da da yok. Tam tersine tüm bilimsel çalışmalar toplumdaki vakaları azaltma işlevi gördüğünü söylüyor çünkü korunaklı bir ortam ve kurallara riayet ediliyor. 1. doz aşı olan öğretmen oranımız yüzde 92. 2 doz olan öğretmen oranımız yüzde 83. Aşı olmayıp antikor oluşturmuş olan öğretmen oranımız da yüzde 5’ler civarında. Türkiye ortalamasının çok çok üstünde. 6 Ağustos itibarıyla aşı oranında inanılmaz bir artış var. Şu an okulları açık tutmamızdaki en büyük avantajımız öğretmenlerimiz en az 2 doz aşı olma veya antikor oluşturma oranlarının çok yüksek olması. Ayrıca öğretmenlerdeki vaka oranlarının çok düşük olduğunu görüyoruz. Sadece öğrencilere değil, öğretmenlere ve vatandaşlara yönelik takviye ve destek çalışmaları sürekli yürütüldü, milyonlarca kişiye ulaşıldı. Şu anda okulların yüz yüze açık olmasıyla öğrencilerimizin psikososyal kayıplarıyla ilgili telafi mekanizmaları okullarda uygulanmaya başlandı. Birinci odağımız okulların yüz yüze eğitime devam etmesi, bunun sürdürülebilir kılınması. Biz kasım ayını da atlattıktan sonra farklı mekanizmalarla geçmiş öğrenme kayıplarına yönelik ciddi destek programları, paketleri uygulayacağız. Bunları uzaktan değil, yüz yüze eğitimle yapacağız. Bunu azaltmak için kullanılabilecek en güçlü enstrüman mesleki eğitim. Son yıllarda yapılan müdahalelerle mesleki eğitim artık çok daha iyi noktalara geldi. Son 3 yılda iş gücü piyasasında işverenlerle birlikte ciddi bir adım attık. Mesleki eğitime sadece başka seçeneği olmayan Öğrenciler değil, orada bir ufuk gören akademik olarak başarılı öğrenciler de katılmaya başladı artık. Önümüzdeki günlerde genç işsizliğini azaltmayla ilgili farklı açılımlarla güçlü hamlelerimiz olacak. Artık otellerin içinde mesleki eğitim merkezleri kuracağız. İlk defa, mesleki eğitim merkezlerinde yabancı dilde eğitim olacak. Yaklaşık 25 bin vatandaşımıza turizmle ilgili hem mesleki eğitim hem de istihdam imkanı vermiş olacağız. 8 Ekim’e kadar süreç devam edecek. 15 bin yeni öğretmenimizi ikinci döneme yetiştireceğiz. 2022’de ikinci dönemde 15 bin yeni öğretmenimizle yola devam edeceğiz. Mahmut Özer: Vaka olan sınıfları 14 gün kapatıyoruz #2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir